YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12037
KARAR NO : 2012/13484
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av…. … ile davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
… Belediye Başkanlığı’nın 06.09.2011, 24.11.2011 ve 29.03.2012 günlü yazılarında; dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında otoyol güzergahında, 1/25000 ölçekli … kentsel bölge nazım imar planında ise doğal ve ağaçlık karakteri korunacak ve sakıncalı askeri alanda kaldığı, … Mahallesi merkezine yaklaşık 500, … Mahallesi merkezine yaklaşık 1500 metre uzaklıkta bulunduğu, gelişme alanı olarak tanımlanmış alanlar içinde kalmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı bildirilmiştir.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir.
Taşınmaz nazım imar planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 Sayılı kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyla iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere taşınmazın vasfı belirlenir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; nazım imar planı içerisinde bulunmasına karşın plandaki konumu itibariyle dava konusu taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılıp buna göre bedel belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.