YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12221
KARAR NO : 2012/12988
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Bahçe Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2011 gün ve 2011/1 sayılı davanamesi ile …’in…olan anne kaydının iptali ile …’ın oğlu olup olmadığının tespiti ile nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı … Ateş tarafından asliye hukuk mahkemesinde açılan davada, …’in … oğlu olduğu halde kendi oğlu olarak nüfusuna yazıldığını iddia ederek bu yanlış kaydın gerçeğe uygun olarak düzeltilmesi istenilmiş; mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına ve Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarına karar verilmesi üzerine de Bahçe Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2011 gün ve 2011/1 sayılı davanamesi ile …’in nüfusta Elif Ateş olan anne adının iptali ile nüfus kaydının buna göre düzeltilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresindeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmış olup görüldüğü gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için yasada öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda; asliye hukuk mahkemesinde görülmekte olan nüfus kaydının düzeltilmesi davasının açılmamış sayılmasına ve Cumhuriyet Savcılığına dava açılması için ihbarda bulunulmasına karar verildiği, ancak Cumhuriyet Savcısının bu davayı açmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, dava açılmasının yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere ait olduğu, bunların da harç ve diğer yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilecekleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.