YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12367
KARAR NO : 2012/14377
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Dava dilekçesinde, babalığın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı ile aleyhine temyiz olunan davacılar adına gelen olmadı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı ile evlilik dışı beraberliklerinden 27.09.1993 doğumlu … ‘ün doğduğunu belirterek babalığın tesbitini istemiş, mahkemece DNA incelemesi için gereken giderin verilen kesin mehile rağmen davalı tarafından yatırılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 301. maddesine dayalı babalık davası olup, soybağına ilişkindir.
Kamu düzenine ilişkin olan bu tür davalarda, Türk Medeni Kanununun 284. maddesinde belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanacak ve hakim maddi olguları re’sen araştırıp delilleri serbestçe takdir edecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 325.maddesi uyarınca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından re’sen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verebilecek, belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazine’den ödenmesine hükmedebilecektir. Somut olayda babalık davası kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın soybağını doğru olarak tespit etmek zorundadır. Davada, salt taraf ve tanık beyanları ile yetinilmeyip, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme yapılmadan eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.