YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12602
KARAR NO : 2012/14800
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan 27-28-Nisan 2007 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı sonucu davalıların …’na başkan ve üyeleri seçildiklerini ileri sürdüklerini, genel kurul toplantsının mahkemece iptaline karar verildiğini, davalıların tarafından sendikanın banka hesabından çekilen para yönünden ilamsız icra takibi yapıldığını davalıların itiraz etmeleri nedeniyle itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece, davalının kabulüne karar verilmiştir.
25.06.2001 tarih ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 6. maddesinin 6.fıkrası “Tüzüğün veya bu maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, ilgili valilik eksikliklerin bir ay içinde tamamlanmasını ister. Tamamlanmadığı takdirde sendika veya konfederasyonun faaliyetinin durdurulması için ilgili valilik bir ay içinde iş mahkemesine başvurur. Mahkeme, kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir. Verilen süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hale getirilmemişse, mahkeme sendika veya konfederasyonun kapatılmasına karar verir” hükmünü düzenlemiştir. Kanunun bu maddesi uyarınca, sendika ile üyesi arasındaki davaların iş mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kuşkusuzdur. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek iş mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin reddi yolunda hüküm kurulması gerekirken, işin esasına girilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.