Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/1353 E. 2012/6064 K. 22.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1353
KARAR NO : 2012/6064
KARAR TARİHİ : 22.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası’nın 17. maddesi gereğince irtifak hakkının tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın bir kısım davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise bir kısım davalılar vekilleri tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden bir kısım davalılar vekili Av…. ile davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Dava dilekçesinde, … parsel sayılı taşınmazın kampüs alanı isale hattının geçtiği parsel olması nedeniyle kamulaştırıldığı, davalıların 25.02.1998’de bedeli almak için başvurdukları, bedelin ödendiği ancak davalıların tapuda ferağ vermediği ileri sürülerek, 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın irtifak hakkının davacı idare adına tescili istenilmiş; mahkemece davanın davalılar yönünden kabulüne, dahili davalı … yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırılan taşınmaz malın 2942 Sayılı Yasanın 17.maddesi hükmüne göre kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edilebilmesi için öncelikle kamulaştırma kararının ve diğer ilgili belgelerin taşınmaz malın malikine veya maliklerine yöntemince tebliğ edilmiş olması gerekir. Taşınmaz mal sahibi, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı süresinde idari ve adli yargıya başvurmamış veya bu konuda açılan davalar kesin olarak sonuçlanmış olmasına karşın, tapuda ferağ vermediği takdirde; idare, takdir edilen ve dava açılmış olması halinde artırılan kamulaştırma bedelinin ve fer’ilerinin tamamını hak sahibi adına ulusal bankalardan birine yatırarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye vererek taşınmazın adına tescilini isteyebilir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davaya konu taşınmazın 06.10.1997 tarihinde kamulaştırıldığı, kıymet takdirinin yapıldığı ve bedelin “Blokenin tapu ferağ neticesinde ikinci bir yazı ile çözülmek üzere blokesi” şerhi düşülerek ve ayrıca damga vergisi adı altında kesintiler yapılarak davacı tarafından hak sahipleri adına bankaya yatırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, bankaya yatırılan çekişmesiz bedelin ödenmemesi için konulan kaydın idarenin bankaya
2012/1353-6064
yazdığı 25.02.1998 tarihli yazı ile kaldırıldığı ancak yapılan kesintinin tamamlanmadığı anlaşılmakla davacı idareye yapılan kesintilerin tamamlanması için süre verilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu … parsel sayılı taşınmazın davacı idare tarafından 06.10.1997 tarihinde kısmen kamulaştırılıp bedelinin kamulaştırma gününde malik olan davalılara, “davalıların davaya konu taşınmazın batı sınırından geçirilecek su geçiş hakkına razı oldukları ve bedeli almak istediklerine ilişkin” 25.02.1998 tarihli dilekçeleri üzerine aynı tarihte ödendiği, taşınmaz mal sahiplerince kamulaştırma işlemine karşı idari ve adli yargıya başvurulmadığı ve dolayısıyla 2942 sayılı Yasanın 17. maddesinde öngörülen “kamulaştırmanın tamamlanmış olması” koşulunun sözü edilen tarihte gerçekleştiği, bu tarihten sonra kamulaştırılan malın başkasına devir, ferağ ve temlikinin geçersiz olduğu, kamulaştırmanın kesinleşmesine etkisi olmadığı, kamulaştırma işleminin idari yönden kesinleştiği tarihte zaten kendiliğinden davacı idareye intikal etmiş olan irtifak hakkının yalnızca tapuya tescilini sağlayacak eldeki bu davanın her zaman açılabileceği, davaya dahil edilen belediyenin ise dava konusu taşınmazda 09.06.2006 tarih ve … nolu Encümen Kararı ile yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 6048/1 parselde paydaş olduğu anlaşılmakta olup yukarıda açıklanan nedenlerle bu paydan geçen irtifak hakkının da davacı adına tescili gerekirken, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 30. maddesine göre işlem yapılması gerektiği ve anılan maddenin koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davaya dahil olan belediye başkanlığı yönünden davanın reddine karar verilmesi,
3-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davaya konu … parsel nolu (kamulaştırılan) taşınmazın imar uygulaması sonucu …, …, … ve … ile … ve … nolu parsellere gittiği, yerinde yapılan inceleme sonucunda alınan teknik bilirkişi raporunda isale hattının …, … ve … nolu parsellerden geçirildiği anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarının incelenmesinde ise davalılar salt isale hattı geçirilen 6047/1 ve 6048/1 parsellerde paydaş olup … sayılı parsel ve bu taşınmazın geldisini oluşturan … parsel nolu taşınmazda paydaş olmadıkları gibi sözü edilen … parsel ve … nolu taşınmazda dava dışı üçüncü kişilere aittir. Bu parsellerle (… parsel ve … parsel) ilgili açılmış herhangi bir dava bulunmadığı gözetilmeden … parsel nolu taşınmazdaki irtifak hakkının da davacı idare adına tescili yolunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.