Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/13976 E. 2013/1822 K. 14.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13976
KARAR NO : 2013/1822
KARAR TARİHİ : 14.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’in davalı … ve ölü …’in kızı olup olmadığının tespitini ve kızları olmadığının tespiti halinde nüfus kayıtlarının bu yönde düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece …’in … ve … kızı olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı … vekili dava dilekçesinde, …’in kurumlarından yetim aylığı aldığını, kurumları müfettişi tarafından düzenlenen raporda …’in … ve …’in kızı olup olmadığı konusunda tereddüt bulunduğunu tespit ettiğini, …’in … kızı olmaması durumunda yetim aylığına hak kazanamayacağını, bu nedenle kurumlarının dava açmakta yararı bulunduğunu bildirerek, …’in … ve …’in öz kızı olup olmadığının tespitine, kızları olmadığının tespiti durumunda nüfus kayıtlarının bu yönde düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, …’in … ve …’in öz kızı olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, …’in 02.12.1978 doğumlu ve … ile … kızı olarak 14.02.1979 tarihinde nüfusa tescil edildiği anlaşılmaktadır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinin 1/a bendine göre; nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yasanın bu hükmünden de anlaşılacağı gibi nüfus kayıtlarına ilişkin davalar ya bu düzeltmeyi isteyen kişiler tarafından veya ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından açılır.
Somut olayda, nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin olarak kanunlarda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına verilmiş bir görev bulunmadığı ve kanunla verilmemiş bir yetkiyi kullanamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde tespit kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.