YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14453
KARAR NO : 2013/2009
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinin kabulü doğru olup, Kamulaştırma Yasası gereği bu taşınmaz kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas tutularak değerlendirilir ve sözü edilen Yasa’nın 11. maddesinin (i) bendi uyarınca bedelin tespitinde etkisi olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınır, doğaldır ki, bu objektif ölçülerin neler olduğu taşınmazın niteliği dikkate alınarak ve değerlendirme esasları gözönünde bulundurulmak suretiyle belirlenir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; tarım arazisinde değer, taşınmazın yıllık tarımsal gelirinin kapitalizasyon faizine oranlanması suretiyle bulunur, kapitalizasyon faizi ise %3-%15 arasında değişmektedir bu aynı zamanda arazinin rantı ile satış değeri arasındaki oranı belirlediğinden, uygulanacak kapitalizasyon faiz oranı saptanırken arazinin verimine etkili olan (sulu, taban arazisi, toprağın terkibi, ekilebilecek ürünler) faktörler yanında, satış değerine etkili olabilecek faktörler de (önemli yerleşim birimlerine yakınlığı, tarımsal amaçlı alt yapı olanakları, pazarlama ve ulaşım probleminin olmaması, yerleşim merkezine yakınlığı vs.) dikkate alınır. Kamulaştırma Yasası’nın 11.maddesinin (i) bendi bu hususlar dışında olup arazinin değerine etkili olabilecek objektif ölçülere ilişkindir. Bunlar da, tarımsal faaliyet ve gerekleri ile ilgili niteliklerdir.
Bu nedenle, dava konusu taşınmazın Aydıncık ilçe merkezine 18, denize 2 km mesafede olması, yakınlarda en güzel koyların bulunması, rutubet ve sıcaklığın azlığı, bağlı olduğu ilçenin tarihi ve turistik özellikler taşıması, sahilden 60-80 km mesafedeki Kıbrıs Adası’nın ışıklarının görünmesi, taşınmazdan 30 km ötede turistik tesislerin varlığı objektif artış nedeni olamayacağı gözetilmeden %5 oranında bedelde artış yapılması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.