Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/15283 E. 2013/1671 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15283
KARAR NO : 2013/1671
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı ve müdahil vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı ve müdahil vekili Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan kısıtlı adayı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, kısıtlanması istenilenin Türk Medeni Kanununun 405 ve 406. maddeleri uyarınca kısıtlanmasını ve vasi atanmasını istemiştir.
Türk Medeni Kanununun 405/1. maddesinde ”Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.”, 406.maddesinde ”Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.” ve 409. maddesinde ise ”Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hakim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.” hükümleri yer almaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan rapor Türk Medeni Kanununun 405 ve 409. maddesi uyarınca karar verilmesine yeterli olmadığı gibi, esasen rapor kapsamından da altı ay sonra yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca mahkemece aynı Yasanın 406. maddesi uyarınca da araştırma yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece resen araştırma yapılabileceği de gözetilerek; resen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, usulüne uygun şekilde sağlık kurulu raporunun alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.