YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/367
KARAR NO : 2012/4290
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 12.01.2009 ve 20.03.2009 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 12.01.2009 ve 20.03.2009 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının iptalini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasası’nın 5711 Sayılı Yasayla değişik 33. madde Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32. madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz” hükmünü içermektedir. Dosyada toplanan bilgi ve belgelere göre; davacının iptalini istediği 12.01.2009 tarihli toplantıya katılmadığı ve davanın 17.08.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Toplantıda alınan kararlar iptal edilinceye kadar geçerli kararlar niteliğinde olup yok hükmünde olmasını veya mutlak butlanla hükümsüz sayılmasını gerektiren bir neden de bulunmadığından, anılan madde uyarınca 6 aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açılmış olan 12.01.2009 tarihli kat malikleri kurulu kararının iptaline ilişkin davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.