Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/5159 E. 2012/8070 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5159
KARAR NO : 2012/8070
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 17. maddesi gereğince taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, kamulaştırılan 58 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalının tapuda ferağ vermediği ileri sürülerek, 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın 131 m²’lik kısmının davacı idare adına tescili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kamulaştırılan taşınmaz malın 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesi hükmüne göre kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edilebilmesi için öncelikle kamulaştırma kararının ve diğer ilgili belgelerin taşınmaz malın malikine veya maliklerine yöntemince tebliğ edilmiş olması gerekir. Taşınmaz mal sahibi, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı süresinde idari ve adli yargıya başvurmamış veya bu konuda açılan davalar kesin olarak sonuçlanmış olmasına karşın, tapuda ferağ vermediği takdirde; idare, takdir edilen ve dava açılmış olması halinde artırılan kamulaştırma bedelinin ve fer’ilerinin tamamını hak sahibi adına ulusal bankalardan birine yatırarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye vererek taşınmazın adına tescilini isteyebilir.
Bu durumda 17. maddeye göre tescil kararı verilebilmesi için diğer koşulların yanında kamulaştırma bedelinin takyitsiz olarak taşınmaz maliki adına bankaya yatırılmış olması gerekmektedir. Esasen kamulaştırma bedelinin peşin ödeneceği hususu Anayasa’nın 46. maddesinin de gereğidir.
O halde böyle bir hakkın kullanılabilmesi için idare tapu malikini ferağa davet edecek, olmadığı takdirde, kamulaştırma belgeleri ve bedelle ilgili makbuz veya dekontlar ile birlikte mahkemeye başvuracaktır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davaya konu taşınmazın 15.03.1989 tarihinde kamulaştırıldığı, kamulaştırma evrakının davalıya noter aracılığıyla 19.06.1989 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak dosyaya sunulan ve kamulaştırma bedelinin Halk Bankası Soma Şubesine yatırıldığını gösteren dekontta davalının adı geçmediği gibi, ödeme listesinde de “dava konusu taşınmazın” itirazlı olduğu belirtilmektedir. Tapu Müdürlüğünden gelen belgelerden ise, davalının Maliye Hazinesi aleyhine açtığı tapulama tespitine itiraz davası sonucunda Soma Tapulama Mahkemesince verilen kararın 28.09.1989 tarihinde Yargıtay’ca onanarak kesinleşmesi üzerine dava konusu taşınmazın 26.12.1989 tarihinde davalı … adına tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davalının kendisine tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı idari ve adli yargıya başvurup başvurmadığı, başvurmuşsa açılan davaların kesin olarak sonuçlanıp sonuçlanmadığı, kesinleşen kamulaştırma bedelinin kayıtsız ve koşulsuz olarak malik adına bankaya yatırılıp yatırılmadığı ve halen de bankada muhafaza edilip edilmediği hususlarında gerekli araştırma ve incelemenin yapılıp durumun açıklığa kavuşturulmasından sonra oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden tapu kaydının 131 m²’lik kısmının iptali ile davacı adına tescile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.