YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9262
KARAR NO : 2012/9987
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca; bilirkişi kurulu arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise, özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
Dosyaya getirtilen gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü verilerine göre şeker pancarı ve mısırın dekara ortalama verimi sırasıyla 5000 ve 800 kg olduğu halde, bilirkişi raporunda şekerpancarının 7500 kg, mısırın 1150 kg alındığı yine şekerpancarının masrafı 300 TL olduğu halde raporda 325 TL alınmak suretiyle değer belirlenmiş olması,
2-Bozma ilamında; dava konusu taşınmazın tamamı 59.680,76 m² olup 6.737,82 m²’si kamulaştırılmış, geriye 52.942,94 m²’lik bölüm kaldığı, bu bölümün yüzölçümü, geometrik durumu ve konumu dikkate alındığında arsa olarak değerlendirilen taşınmazın artan kesiminde yapılaşmaya herhangi bir engel oluşturmayacağı anlaşıldığından (kaldı ki tarım arazisi olarak değerlendirilmiş olsa bile ülke genelindeki tarım arazilerinin ortalama büyüklüğü dikkate alındığında) değer kaybı verilmememesi gerektiği belirtildiği halde mahkemece kamulaştırmadan arta kalan bölüme değer kaybı veren bilirkişi kurulu raporuna göre karar verilmiş olması,
3-Bozma öncesi tespit edilen ve davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozma sonrası hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın “varsa işlemiş mevduat faiziyle davacı idareye iadesine” karar verilmek gerekirken bu farkın “istem halinde davacı kuruma ” iadesine karar verilmesi,
4-Davacı … Müdürlüğünün 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi hükmüne göre (1) sayılı tarifedeki yargı harçlarından müstesna tutulduğu gözetilmeden karar harcının davacıdan tahsiline karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.