YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9476
KARAR NO : 2012/11947
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca, bilirkişi kurulu arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas alıp, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak düzenleyeceği gerekçeli bir değerlendirme raporunda taşınmazın bedelini tespit etmelidir.
Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğünün münavebeye alınacak ürünler için değerlendirme yılına ilişkin ortalama verilerin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Bu itibarla; geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen 2010 yılı .. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü verilerinde, sulu şartlarda yetiştirilen buğday samanının ortalama veriminin 350 kg, şeker pancarının ortalama satış fiyatının 0,12 TL olarak bildirildiği halde, sırasıyla 500 kg ve 0,13 TL alınmak suretiyle daha fazla kamulaştırma bedelinin tespit edilmiş olması,
2- 4584,83 m² yüzölçümlü dava konusu taşınmazın 616,93 m²’si kamulaştırılmış geriye 2192,86 m² ve 1775,04 m² yüzölçümünde iki parça kalmıştır. Kamulaştırılan alan dışında kalan 2192,86 m²’lik bölümün gerek yüzölçümü, gerekse konumu ve geometrik durumu dikkate alındığında kamulaştırma nedeniyle herhangi bir değer kaybı olmayacağının kabulü gerekirken kalan bu kısımda %10 değer kaybı oluşacağını belirten bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulması,
3- Kamulaştırılan alan dışında kalan 1775,04 m²’lik bölümün gerek yüzölçümü gerekse kullanım şekli ve geometrik yapısı dikkate alındığında, kamulaştırma nedeniyle değer kaybının %10’u geçmemek suretiyle tespiti gerekirken, bu kısım için %15 oranında değer kaybı oluştuğunu kabul eden bilirkişi kurulu raporu esas alınarak yüksek bedele hükmedilmiş olması,
4- Davacı idare harçtan muaf olmadığı halde, muaf kabul edilerek karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.