YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9540
KARAR NO : 2012/13303
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği yerine getirilmemiştir.
Yargıtay’ın bozma kararlarına karşı direnme hakkı yasalarımıza göre mahkemeye verilmiş olup, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bozma gereklerinin yerine getirilmesi ve bilirkişi kurullarının da bozma ilamında yazılı hususları karşılayacak raporlar düzenlemesi zorunludur. Bu bağlamda hakim, uyduğu bozma ilamının gereklerinin yerine getirilip getirilmediğini denetlemek ve kendisinin uyduğu hususlara aykırı değerlendirme yapılması halinde bilirkişi kurullarından bozma esaslarına uygun rapor düzenlemelerini istemekle görevlidir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde Dairemizce 25.03.2009 tarih 2009/2251 Esas 2009/3171 Karar sayılı bozma ilamında; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmiş olmasının yerinde olduğu, ancak Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bedelin tespitinde emsal satışlara göre dava konusu taşınmazın tüm nitelik ve unsurlarını gözeten gerekçeli bir değerlendirmeye dayalı olarak kamulaştırma bedelinin saptanması gerektiği ve bu nedenle dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların ayrı ayrı incelenerek aradaki farklılıkları üstün ve eksik yönleri tek tek tespit edilerek, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu saptandıktan sonra bu suretle yapılacak karşılaştırma sonunda dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesi gerektiği yönünde bozma yapıldığı ve mahkemece 07.07.2009 tarihli duruşmada bu bozmaya uyulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı hükümleri dikkate alınarak araştırma yapılmak ve bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak, gerekirse yeniden bilirkişi kurulu oluşturmak ve raporların bozmaya uygunluğu denetlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi kurulunun tarım arazisi niteliğini esas alan raporuna itibarla hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.