YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13681
KARAR NO : 2013/13832
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı asil ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 oranı uygulanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
2-Taşınmazın Alanya-Mersin yoluna yerleşim alanlarına, sahile ve turizm alanlarına yakın olması gibi nedenler tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde en çok %15 objektif artışa neden olabileceği düşünülmeden %30 oranında objektif artış uygulayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
3-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurların ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmazın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise, özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrasına göre, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu sebeple münavebeye alınan ürünlerin 2008 yılı itibarıyla sulu şartlardaki buğdayın ortalama verimi 450 kg iken 400 kg, satış fiyatı 0,54 TL iken 0,50 TL, üretim masrafı 164,50 TL iken 160 TL, fasulyenin ortalama verimi 2000 kg iken 1250 kg, satış fiyatı 1,20 TL iken 2,00 TL, üretim masrafı 1479,30 TL iken 1375 TL, domatesin ortalama verimi 6000 kg iken 5000 kg, satış fiyatı 0,50 TL iken 0,58 TL, üretim masrafı 2103,17 TL iken 1798 TL, kabak ortalama verimi 4000 kg iken 4050kg, satış fiyatı 0,52 TL iken 0,50 TL, üretim masrafı 1316,79 TL iken 1113,75TL, marulun ortalama verimi 3000 kg iken 1750 kg, satış fiyatı 0,55 TL iken 1,00 TL, üretim masrafı 1151,94 TL iken 962,50 TL hesaplayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
4-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut olan ipotek şerhinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.