Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/16526 E. 2014/2177 K. 13.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16526
KARAR NO : 2014/2177
KARAR TARİHİ : 13.02.2014

MAHKEMESİ : Bozüyük Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2010/145-2013/157

Dava dilekçesinde, taşınmaz malda ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı H.. Ö.. tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacılar ve davalıların paydaş oldukları ve satış yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verilen taşınmaz üzerinde bulunan yapının kaba inşaat halinde alındıktan sonra davalılardan S.. Ö.. tarafından faydalı masraflarda bulunulduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenmiştir. Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde yapı ve eklentileri mülkiyet hakkı kapsamında olup, Türk Medeni Kanununun 684 ve 686 (Türk Kanuni Medeninin 619, 621) maddeleri uyarınca bütünleyici parçaları ve eklentileri sayıldığından, arzla birlikte satışına karar verilir ve bedeli tüm paydaşlara tapudaki payları oranında dağıtılır. Ancak ortak taşınmaz üzerindeki muhtesatın tüm paydaşlara değil de bir kısmına ait olduğuna ilişkin tapuda şerh varsa veya bu olguyu tüm paydaşlar oybirliği ile kabul etmekte ise arzın ve muhtesatın değerleri esas alınarak oran kurulması ve satış parasının bu orana göre dağıtılması gerekir. Oran kurulurken arzın ve üzerindeki muhtesatın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değeri saptanmalı, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunmalı, bu toplam değer arzın ve muhtesatın değerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde olarak ne kadarının arza ve ne kadarının muhtesata isabet ettiği belirlenmelidir. Böylece satış parasından muhtesata isabet eden kısım salt muhtesat sahibine ve arza isabet eden kısımda tapudaki payları oranında tüm paydaşlara verilmelidir.
Somut olayda, dava konusu 666 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıda davalı S.. Ö.. tarafından faydalı masraflar yapıldığı Bozüyük 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/113 Esas 2011/240 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile saptandığından bu masrafların -yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda- dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerleri saptanmalı, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunmalı, bu toplam değer arzın ve muhtesatın değerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde olarak ne kadarının arza ne kadarının muhtesata isabet ettiği belirlenmelidir. Böylece satış parasından, davalı S.. Ö..’e ait faydalı masraflar karşılığı adı geçene, arza isabet eden kısmın da tapudaki payları oranında tüm paydaşlara verilmesi gerekir.
Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taşınmazın satış bedeli üzerinden temyiz eden davalının payına düşen paranın binde 11,38 oranında hesaplanacak onama harcından, peşin alınan harcın mahsubu ile eksik harcın alınmasına,
13.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.