Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/16610 E. 2013/16372 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16610
KARAR NO : 2013/16372
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

Davacı … Korkut ile davalılar … vd. aralarındaki kayıt düzeltme davasına dair Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.11.2012 günlü ve 2011/440-2012/454 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 23.05.2013 günlü ve 2013/7698-2013/8950 sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davalılardan … vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosyadaki bilgi ve belgelerin yeniden incelenmesinden, mahkeme kararının aşağıda açıklanan nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne; Dairemizin 23.05.2013 gün 2013/7698-8950 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde; küçük …’ın nüfus kaydında baba adının Mehmet Ali yazıldığını, bu kişinin ise davacının gerçek babası olmayıp gerçek babasının Şenol olduğunu ileri sürerek küçük … Korkut’un, …’un çocuğu olmadığının ve babasının … olduğunun tespiti ile nüfus kayıtlarının bu şekilde hanesine yazılmasını istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 286 vd. maddelerinde düzenlenen soybağının reddi ile 301 vd. maddelerinde düzenlenen babalığın tespiti istemine ilişkin olup 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığından davanın aile mahkemesince görülüp karara bağlanması gerekirken, bu husus düşünülmeden asliye hukuk mahkemesince işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz onama harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.