YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17126
KARAR NO : 2014/3590
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
Davacı … ile davalı … aralarındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasına dair Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05.04.2011 günlü ve 2009/307-2011/255 sayılı hükmün düzeltilerek onanması hakkında Dairece verilen 13.05.2013 günlü ve 2013/6304-2013/7998 sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosya ve eklerinin yeniden incelenmesi sonucunda mahkeme kararının sadece davacı idare lehine avukatlık ücreti verilmemiş olmasından dolayı bu hususun yanlışlığı nedeniyle düzeltildiği, aşağıda açıklanan nedenle de düzeltme yapılması gerektiği anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin bu nedenle kabulüne; Dairemizin 13.05.2013 gün ve 2013/6304 Esas 2013/7998 Karar sayılı düzelterek onama kararının kaldırılmasına karar verilip dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tescili için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesi’nin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili
davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği 15.09.2009 tarihinden karar tarihi olan 05.04.2011 tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerektiği ve ayrıca kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasının bu niteliğine göre vekille temsil edilen taraflar yararına maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı idare lehine avukatlık ücreti verilmemesi doğru değil ise de, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin sonuna gelmek üzere “dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği 15.09.2009 tarihinden karar tarihi olan 05.04.2011 tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline davalı lehine yasal faiz uygulanmasına” cümlesi ve gerekçeli karara 6 numaralı bent olarak “6-Davacı idare kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde gözetilerek HUMK.nun 438. maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 03.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.