Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/18820 E. 2014/3889 K. 04.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18820
KARAR NO : 2014/3889
KARAR TARİHİ : 04.03.2014

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili dava dilekçesinde, yönetim planının 22. maddesinin iptalini istemiş, mahkemece bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, diğerleri yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasanın 11. maddesinin (d) fıkrasında Yargıtay’a yapılacak temyiz başvurularında her yıl değerlendirme oranlarına göre (2013 yılı için 24,30 TL) temyiz karar harcı ve (2013 yılı için 119,00 TL) temyiz yoluna başvurma harcı alınacağı açıklanmasına karşın 29.07.2013 tarihinde hükmü temyiz eden davalı …’dan temyiz yoluna başvurma harcı (119,00 TL) alındığına dair belge dosyasında bulunmamaktadır.
Temyiz eden taraftan harç alınmışsa buna ait belgenin dosyasına konulması ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi, temyiz harcı alınmamışsa HUMK’nun 2494 sayılı Kanun ile değiştirilen 434 ncü maddesinin 3. fıkrası hükmü uyarınca gerekli tebligat yapılarak harcın süresinde tamamlanması üzerine dosyanın iadesi, aksi takdirde aynı fıkra hükmüne göre mahkeme kararının bu davalı tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi, bu karar temyiz edildiğinde temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi
2-Dahili davalılardan …, …, … , …, …, … ve davalılardan …, …, …, …, … , … , …, …, … , …, … ve …’a adlarına çıkartılan gerekçeli karar tebligatlarının site bekçisine yapıldığı anlaşılmakta olup, tebliğ yapılanın davalılar ile aynı konutta oturmadığına ve çalışanları olmadığına göre yapılan bu işlem Tebligat Yasasının 16 ve 17. maddelerine uygun değildir. Bu nedenle adı geçen davalılara gerekçeli kararın yöntemince tebliği ile temyiz sürelerinin beklenmesinden,
3-Tebligat Kanunu’nun 35/2. maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir. Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir. Gerekçeli karar davalılar … , … ve … Tebligat Yasası’nın 35. maddesine göre tebliğ edilmiş olup, tebligat 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeniyle usulsüzdür. Ayrıca adı geçen davalılara gerekçeli karar Tebligat Yasası’nın 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de; bu maddeye göre tebligat yapılabilmesi muhataba daha önce aynı adreste yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlı olup, adı geçen davalılara daha önce çıkarılmış usulüne uygun tebligat bulunmadığı anlaşıldığından, bu koşul gerçekleşmemiş olup yapılan tebligatlar geçerli değildir. Bu nedenle adı geçen davalıların, kimlik bilgilerine göre adres kayıt sistemindeki son adresleri tespit edilerek, tespit edilen adreslerine gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin tebliğ edilerek temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 04.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.