YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21080
KARAR NO : 2014/6986
KARAR TARİHİ : 15.04.2014
MAHKEMESİ : Bor Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/04/2013
NUMARASI : 2012/46-2013/151
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve uğranılan zararın tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı ve davacı adına gelen olmadı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 582 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafça kamulaştırmasız el atılması nedeniyle haksız el atmanın men’i ile maddi zararlarına karşılık fazlasını saklı tutarak 10.000 TL maddi tazminatın tahsilini istemiş, mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesince, 3213 sayılı Maden Kanununun 46/son maddesine göre ruhsat sahibi, faaliyetleri sırasında arazide meydana getirdiği zararı ödemekle yükümlü olduğundan, davalı şirket tarafından faaliyetleri sırasında taşınmaza zarar verilip verilmediği belirlenip zarar meydana gelmişse bu zararın miktarı ve halen müdahalenin olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemede yapılan yargılama sırasında davacı vekili istemlerinin 582 parsel sayılı taşınmaza müdahalenin önlenmesi yanında sözkonusu sondaj kuyusu vs.nin kâl’i ile eski hale getirilmesine ve fazlası saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL ecrimisil bedelinin tahsiline ilişkin olduğunu ve dilekçelerini bu şekilde ıslah ettiğini belirtmiş, mahkemece davacının ecrimisil ve maddi tazminat taleplerinin reddine, müdahalenin önlenmesi, kâl ve eski hale getirme istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay’ın 04.02.1948 günlü İçtihatları Birleştirme Kararına göre hükmün Yargıtay’ca bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni tahkikat sırasında ıslah yapılması mümkün değildir. Dava açıldıktan sonra mevzuunda, sebebinde ve delillerde vs. hususlarda usule mütalik olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmek olanaklı ise de araştırma ve muhakeme bitip, iş karara bağlanıp hüküm Yargıtay’ca bozulduktan sonra, davacının usul hükümlerinden faydalanması ve davayı ıslah etmesi mümkün değildir. Bu bağlamda mahkemece bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı düşünülmeden ıslah talebi kabul edilerek kâl ve eski hale getirme istemleri yönünden de yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-1086 sayılı HUMK.nun 74. maddesinde, hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. 6100 sayılı HMK.nun 26. maddesinde de korunan bu düzenlemeye göre hakimin tarafların istemlerinden fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği gözetilmeden mahkemece dava konusu taşınmaz dışında başka bir parselde mevcut (dava dışı 9465 parsel sayılı) (B) harfi ile gösterilen depolama tesisi yönünden herhangi bir dava olmadığı halde istem aşılarak buraya ilişkin olarak da müdahalenin önlenmesi, kâl ve eski hale getirme kararı verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 15.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.