YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7078
KARAR NO : 2013/8474
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası olan …’ın hasta ve yaşlı olması, akli melekelerinin yerinde olmaması, mallarını kötü idare etmesi nedeniyle kısıtlanmasını istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 411. maddesi gereğince vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. Bu yetki kesindir ve mahkemece doğrudan gözetilir. Aynı yasanın 412. maddesi uyarınca ise; vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi, yerleşim yerini değiştiremez. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 7/g maddesine göre; kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerinde bulunması zorunludur. Bu kanuna dayanılarak çıkartılan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin 13\1. maddesine göre, yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişinin yazılı beyanı esas alınır. Adres beyan formundaki bildirimler aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.
Somut olayda; dosya kapsamından ve özellikle nüfus kaydında yer alan bilgilerden kısıtlanması istenilen …’ın yerleşim yeri adresinin … olduğu anlaşılmaktadır. O halde yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında; mahkemece davaya Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.