Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/7148 E. 2013/12095 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7148
KARAR NO : 2013/12095
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasası’nın kıymet takdiri esaslarını düzenleyen11. maddesinin (f) bendi uyarınca arazilere kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değeri biçilir.
Somut olayda mahkemece, bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın narenciye bahçesi olduğu kabul edilerek narenciyeye göre belirlenen m² değeri üzerinden yapılan hesaplama uyarınca belirlenen kamulaştırma bedeline hükmedilmiştir.
Narenciye bazı ürünlerin (portakal, mandalina, limon vs.) ortak adı olup, müstakil olarak böyle bir ürünün verileri bulunmamaktadır. Kamulaştırma bedelinin tespitinde; Yasanın yukarıda belirtilen ilkesi ve Yargıtay uygulamaları doğrultusunda kamulaştırılan taşınmazda hangi ürünler yetişiyorsa bu ürünler esas alınarak taşınmazın değeri belirlenmelidir. Birden fazla ürünün yetişmesi halinde ise, bilirkişi kurulunca her bir ürünün taşınmazda kapladığı alan belirlenerek oranı bulunmalı, bu alanda yetişen ürünlerin değerlendirme tarihindeki dekara ortalama verimi, toptan satış fiyatı ve dekara masrafını gösterir gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü verileri getirtilip hesaplama yapılarak taşınmazın değeri tespit edilmeli, irtifak nedeniyle taşınmazda oluşacak değer kaybı da hesaplanarak bu şekilde tespit edilecek kamulaştırma bedeline hükmedilmelidir. Mahkemece açıklanan bu hususlara dikkat edilmeden narenciyeye göre bedel tespit edilmiş olması,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrasında, bilirkişilerce aynı Yasanın 11. maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek yapılacak değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihi) esas tutulacağı öngörülmüştür. Buna göre taşınmazın değerlendirmesine esas alınan münavebe ürünleri için dava tarihi olan 2011 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken 2010 yılı verilerine göre düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
3-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan ipoteğin kamulaştırma bedeline yansıtılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle gerekirse yeniden keşif icrasıyla taşınmaz üzerinde hangi ürün/ürünlerin yetiştiği tespit edilerek, değer tespitinde dava tarihi olan 2011 yılına ait verilerin esas alınması ile düzenlenecek rapora göre oluşacak sonuç doğrultusunda usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.