YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7176
KARAR NO : 2013/8507
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında bulunması gerekir. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden özellikle belediye başkanlığının 06.09.2010 günlü yazısında dava konusu taşınmazın mücavir alan sınırları içerisinde olmadığı belirtilmiş olup, çevresinin meskûn halde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı gibi hususlar açıklanmamıştır. Buna göre dava konusu taşınmazın etrafının meskûn olup olmadığı, belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi) yararlanma durumu tam olarak belirlenemediği halde arsa olduğunun kabulü ile bu niteliğine göre kamulaştırma bedelinin saptanması,
Kabule göre;
2-Dosyaya getirtilen …Tapu Müdürlüğü yazısı ekindeki … Belediyesi’nin 24.02.1998 günlü encümen kararından 27 ada 193 parsel sayılı taşınmazın 3194 Sayılı İmar Yasasının 15. maddesi gereğince İfraz edildiği, imar yolu ayrılarak kamu hizmetine tahsis edildiği ve bilirkişi kurulunca somut emsal kabul edilen 398 parsel sayılı taşınmazın 27 ada 193 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucu oluşan parsellerden olması nedeniyle imar parseli, dava konusu taşınmazın ise kadastro parseli olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle taşınmazın emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerekirken, somut emsalin de kadastro parseli olduğunun kabulü ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.