YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7285
KARAR NO : 2013/10035
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Asıl dava dilekçesinde, eğitim öğretim giderlerinden kaynaklanan borcun 23.149,48 TL’sinden ve 34.940 ABD dolarından borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava dilekçesinde ise 83.801,51 ABD doları ve 46.298,96 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Asıl ve birleşen dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 484. maddesine (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesi) göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kefilin kefalet limitinin sözleşmede açıkça gösterilmesi gerekir. Dosya içerisinde bulunan 29.04.2002 tarihinde düzenlenen yüklenme ve kefalet senedinde kefiller … ile …’ın yükümlü …’a yapılan masrafların ne kadarına kefil oldukları açıkça gösterilmediğinden Borçlar Kanunu’nun yukarıda sözü edilen hükmü karşısında kefalet sözleşmesinin geçerli olduğundan söz edilemez. Bu nedenle mahkemece, davalılar (kefiller) … ile … yönünden birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hüküm altına alınan borcun tamamından sorumlu tutulmaları,
2-Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, davalı …’ın döviz cinsinden borcunun faizi 6111 Sayılı Yasanın Geçici 4. maddesi hükümlerine göre belirlenmiş olduğuna göre, mahkemece birleşen dava yönünden kurulan hükümde, 83.801,51 ABD Doları alacağının 25.02.2011 tarihinden itibaren faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden faize hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.