YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7737
KARAR NO : 2013/10041
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 60.073,54 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının Deniz Astsubay olarak görev yapmakta iken, mecburi hizmet süresini tamamlamadan Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığını, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 112. maddesi gereğince adına 60.073,54 TL borç tahakkuk ettirildiğini belirterek bu miktarın sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davalının davacı idare ile sözleşme yaparken kusuru olmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilebileceğini ve tazminat ödemek zorunda kalabileceğini öngörmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda davacı idarenin davalının kusurunu objektif delillerle ispat etmedikçe davalıdan tazminat talep edemeyeceği, davalının Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesinde kusurunun olduğuna ilişkin dosyada bir bilgi ve belge de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 112. maddesine 03.07.2003 tarihinde 4917 Sayılı Yasa ile eklenen 5. fıkrasında “Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden her ne şekilde olursa olsun mecburî hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar (Türk Silâhlı Kuvvetleri’nde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malûlü olarak Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden ayrılanlar hariç), her yıl kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen; askerî öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak öderler. Öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının hangi unsurlardan oluşacağı ve tahsiline ilişkin usul ve
esaslar; Millî Savunma, İçişleri ve Maliye Bakanlıkları tarafından müştereken yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirlenir” hükmü yer almaktadır. Yasanın uygulanmasını gösteren ve 17.12.2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelik’in 5. maddesinde ise, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malulü olarak ayrılanlar hariç olmak üzere her ne şekilde olursa olsun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar ile ilgili maliyet hesabında; Öğrencilik dönemine ait 3 Eylül 1985 tarihli ve 18857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Askerî Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve Bu Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmelik hükümleri uygulanarak yapılacak hesaplamada; yiyecek, giyim-kuşam, öğrenci harçlıkları, kitap-kırtasiye, vize-diploma-sınav ve benzeri harçlar, öğretim ve eğitimin gerektirdiği ulaşım giderleri, ilaç-tedavi giderleri, barındırma, askerî liseler hazırlık sınıfları yabancı dil eğitimleri, atış, personel ve amortisman giderleri ile görmüş olduğu kurs masraflarının dikkate alınacağı açıklanmış; aynı yönetmeliğin 6. maddesinin (b) fıkrasında masrafların yapıldığı yıl esas alınarak, ayrıldığı ve ilişiğinin kesildiği tarihe kadar kanuni faizi hesaplanarak tazminat hesabı yapılacağı; yine yönetmeliğin geçici maddesinde ise yönetmeliğin yayınlandığı tarihte henüz ödeme yapmamış, ancak Türk Silahlı Kuvvetlerden ilişiği kesilmiş personele de bu yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı muvazzaf astsubay olarak görev yapmakta iken disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Yüksek Askeri Şura’nın 01.08.2007 tarihli kararıyla resen emekliye sevk edildiği için davanın konusu 926 Sayılı Yasanın 112. maddesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dosyada bulunan hizmet çizelgesine göre davalı 30.08.2005 tarihinde astsubay nasbedilerek göreve başlamış, yasada öngörülen mecburi hizmet süresini tamamlamadan 08.08.2007 tarihinde de Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmiş, adına yapılan eğitim masraflarını da ödememiştir. Davalı, yargılama sırasında 22.03.2011 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun 10. maddesiyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen Geçici 32. madde hükmünden yararlanmak için süresi içerisinde davacı idareye de başvurmamıştır. Davalının resen emekliye sevk edilme işleminin yerindelik denetimini yapmak yetki ve görevi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne ait olduğuna ve davalı tarafından bu taleple açılmış bir dava da bulunmadığına göre, mahkemece, davalının öğrencilik dönemine ilişkin olan masraflar, yukarıda açıklanan hususlar ve yargılama sırasında yürürlüğe giren “6000 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile “6318 sayılı Askerlik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 47. maddesiyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikler de dikkate alınıp değerlendirilerek davalının sorumlu olduğu borç miktarı bilirkişiye hesaplattırılıp belirlenen miktara hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.