Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/7823 E. 2013/11089 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7823
KARAR NO : 2013/11089
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Tüm araştırmalara karşın kamulaştırılan taşınmazın bulunduğu il veya ilçede uygun emsal bulunamaması halinde, benzer özellikte olması kaydıyla, emsalin civar il ve ilçelerde yer alan taşınmazlar arasından seçilebileceği Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarından olmakla birlikte, Karaisalı gibi gelişmiş ve taşınmaz alım satımının çok olduğu bir ilçede uygun emsal bulunamayacağı kabul edilemeyeceğinden, bilirkişi kurulunun raporunda emsalin komşu ilçe olan Pozantı’dan seçilmiş olması ve buna göre değerlendirme yapılması,
2-Tamamı 431 m² olup 133 m² lik kısmı kamulaştırılan taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında kamulaştırmadan arta kalan kısımda en çok % 10 oranında değer kaybı oluşacağı düşünülmeden % 20 oranı üzerinden değerlendirme yapılması,
3-11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarında getirilen “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.” ve “…. bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” düzenlemeleri karşısında davacı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Kabule göre de;
a)Taşınmazın değeri tespit edilirken incelenen emsalin imar parseli olmasına karşın dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanununun 18.maddesinin 2.fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle, hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen emsalin ise satış tarihi itibariyle imar parseli olup olmadığı ilgili tapu müdürlüğü ve belediyeden sorulup araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması,
b)2942 sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi gereğince dava konusu taşınmazla somut emsalin emlak vergi değerlerinin karşılaştırmada gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerleri ilgili belediyeden getirtilip bilirkişi raporundaki kıyaslama denetlenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
c)Yine incelenen emsalin değerlendirmeye esas alınan satışına ilişkin alıcısını, satıcısını ve satış bedelini gösteren tapu kaydı ve resmi satış akit tablosunun onaylı örneğinin ve tapu kayıt örneklerinin tapu müdürlüğünden getirtilip emsalin dava konusu taşınmaza uygunluğu denetlenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.