Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/9539 E. 2013/10607 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9539
KARAR NO : 2013/10607
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Mahkemece dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Yasası’nın kıymet takdirinin esaslarını gösteren 11.maddesinin birinci fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlarına göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir. Emsalin kamulaştırma yapılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, benzer yüzölçümlü veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satışı yapılan taşınmazlar da emsal alınabilir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda 2 ayrı emsal incelenerek bu taşınmazların belirlenen değerlerinin ortalamasının alınması ve mahkemece bu rapora göre karar verilmesi,
2-Kamulaştırma Yasası’nın 15. maddesinin son fıkrasına göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulacaktır. Dosyadaki dava dilekçesine göre davacı vekili tarafından kamulaştırma bedelinin tespiti için belgeler mahkemeye 24.06.2010 tarihinde verilmiştir. Buna göre bilirkişi kurulunca emsal alınarak incelenen taşınmazların m² değerini dava (değerlendirme) tarihine güncellerken, 1994 yılına ait 1994=100 endeksin 2010 yılı Haziran ayına ait endeks rakamı olan 12480,04’ü alması gerekirken, anlaşmazlık tutanağı tarihindeki 2010 yılı Mayıs ayına ait 12543,26 rakamın alınması suretiyle değer tespit edilmesi,
3-Kamulaştırma Yasası’nın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine göre dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının dava tarihindeki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yayımlanan resmi birim ve yapı yaklaşık birim fiyatları listesi esas alınarak niteliğine göre belirlenecek sınıfı itibarıyla değerinin belirlenip yaşına göre yıpranma payı da düşüldükten sonra ulaşılacak değere hükmedilmesi gerekirken bilirkişi kurulunca piyasa rayiçlerine göre değerinin belirlenmesi,
4-Bilirkişi kurulunca tespit edilen bedelin tamamının davalılar adına bankaya yatırılmasını ve yatırılan bu bedelin ödenmesine karar verilmesi gerekirken tespit edilen bedelden damga vergisi düşülmek suretiyle eksik yatırılan bedelin kamulaştırma bedeli olarak tespiti ile davalılara ödenmesine karar verilmesi,
5-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz şerhinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.