YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1179
KARAR NO : 2014/4263
KARAR TARİHİ : 10.03.2014
Davacılar … vd. ile davalılar Nüfus Müdürlüğü vd. aralarındaki nüfus kayıt düzeltilmesi davasına dair Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.07.2011 günlü ve 2009/394-2011/287 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 30.05.2013 günlü ve 2013/7075-2013/9337 sayılı ilama karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosya ve eklerinin yeniden incelenmesi sonunda; dava dilekçesinde kayden … Çölaşan’ın çocuğu görünen …’ın gerçekte onun çocuğu olmadığı halde gerçeğe aykırı beyanla …’ın nüfus hanesine yazıldığını ileri sürerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istendiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetildiğinde davada DNA testi yaptırılıp rapor alınmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin bu nedenle kabulüne, Dairemizin 30.05.2013 gün ve 2013/7075-9337 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Dava, gerçek durumu göstermeyen hatalı nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Nüfus kaydındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Somut olayda salt taraf beyanları ile yetinilmeyip, dava ile ilgili yerel kolluk araştırması yapılıp, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenler göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüne, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici 3. maddesindeki atıf nedeniyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, temyiz onama harcı ile karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 10.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.