Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/12029 E. 2014/12952 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12029
KARAR NO : 2014/12952
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davalı … vekilinin temyizi yönünden;
Temyize konu miktar 1.820,00 TL.sını geçmemektedir. HUMK.nun 5219 Sayılı Yasa ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değeri 1.820,00 TL.yı geçmeyen kararlar kesin olduğundan miktar yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davalı … vekilinin temyizi yönünden;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; imar planında park alanında kalan dava konusu taşınmazın 115,96 m²’lik bölümüne … tarafından fiilen yol yapılıp parke taş döşenerek ve otopark yapılarak el atıldığı, geriye kalan 9631,11 m²’lik bölümüne ise fiili el atma bulunmadığı, uygulama imar planında park alanında kalan, bu bölümde yetki ve sorumluluğun büyükşehir belediyesine ait olduğu, davaya konu taşınmazın şuyulandırma sonucu oluşmuş imar parseli niteliğinde olması nedeniyle yeniden şuyulandırma ile değerlendirilme imkanı olmadığı, mal sahiplerinin tek başına yararlanmasına elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, mahkemece fiilen el atılan kısımdan …’nın, el atılmayan kısımlardan ise …’nın sorumlu tutulması suretiyle, taşınmazın tamamının bedeline hükmedildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Taşınmazın fiilen el atılmayan, fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile park alanı olarak gösterilen 9631,11 m²’lik bölümü yönünden yapılan incelemede, kamulaştırma yetkisinin …’na ait olduğu, davalı …’nın fiilen el attığı kısım itibarıyla proje bütünlüğünden de söz edilemeyeceği dikkate alınarak;

Uygulama ve öğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır. Somut olayda idarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumu da idari eylem olarak kabul edilmektedir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.-2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Bu nedenlerle; fiilen el atılmayan taşınmaz bölümleri yönünden davacı tarafın mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca bu kısma yönelik davanın tefriki ile davanın usulden reddine ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Dava konusu 404 ada 9 parsel (yeni 5616 ada 2 parsel) taşınmazla ilgili olarak açılan davada olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden dava konusu 404 ada 8 parselin tapusunun iptaline karar verilirken hükümde karışıklığa sebebiyet verecek şekilde 404 ada 9 parsel sayılı taşınmazında yazılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.