Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/131 E. 2014/6744 K. 10.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/131
KARAR NO : 2014/6744
KARAR TARİHİ : 10.04.2014

MAHKEMESİ : İnegöl Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/11/2013
NUMARASI : 2013/1342-2013/1491

İnegöl 2. Sulh Ceza Mahkemesi Ş.. A..’nın kısıtlanması hususunda ihbarda bulunmuştur. Mahkemece Ş.. A..’nın kısıtlanmasına karar verilmiş, hüküm vasi adayı ile kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
İnegöl 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 11.09.2013 tarihli ihbar yazısında; kısıtlı adayının akıl hastası olması tespit edilmekle, TMK. 405. maddesi gereği kendisine vasi atanması istenmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmüne dayanak yapılan İnegöl Devlet Hastanesi’nin 24.10.2013 tarihli raporunda kısıtlanması talep edilen Ş.. A..’da akıl zayıflığı mevcut olduğu ve vasi tayini gerektiği belirtilmiş, karardan sonra Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 09.12.2013 tarihli tek hekim raporu ile Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 10.12.2013 tarihli tek hekim raporunda; “akli melekelerinin yerinde olduğu ve hukuki haklarını kullanabileceği” tespit edilmiştir.
Kısıtlanması talep edilen Ş.. A.. için karardan sonra alınan raporlar tek hekim raporu olmakla birlikte hükme esas alınan raporla çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle çelişkinin giderilmesi için mahkemece dosyada daha önce alınmış olan rapor ile kısıtlı adayı tarafından sunulan ve yukarıda belirtilen iki adet raporun ilgili hastanelerden asılları getirtilip eklenerek, ilgilinin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine sevkiyle muayenesi yaptırılıp, Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığının kuşku ve şüphe yaratmayacak şekilde raporla tespit edilerek, oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi için mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.