Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/3849 E. 2014/4742 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3849
KARAR NO : 2014/4742
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tescili için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesi’nin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen
kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi ve kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline ilişkin davaların bu niteliğine göre vekille temsil edilen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemiş olması ve yargılama aşamasında yapılan yargılama gideri ile ilgili hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden gerekçeli kararın; hüküm fıkrasının 3.bendinin 2.satırında yer alan “1.049,43 TL” ibaresinden sonra gelmek üzere “07.01.2013 tarihinden karar tarihi olan 03.07.2013 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının 4. bendinden sonra gelmek üzere “5-Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre hesaplanan 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” yazılmak suretiyle ve “6-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile eksik kalan 3,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına” cümlesi yazılmak ve “7-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde gözetilerek HUMK.nun 438. maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.