Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/5395 E. 2014/6749 K. 10.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5395
KARAR NO : 2014/6749
KARAR TARİHİ : 10.04.2014

MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/12/2013
NUMARASI : 2012/550-2013/582

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı E.. P.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de; gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın 2011 yılı gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğü resmi verilerine göre değerlendirilmesi gerekirken 2010 yılı verilerinin uygulanması; kabule göre de gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden gelen veri cetvelindeki ortalama değerlere göre buğdayın dekara ortalama verimi 600 kg, şekerpancarının 5250 kg, ayçiçeğinin 300 kg ve domatesin 5000 kg olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sırasıyla 580 kg, 5500 kg, 350 kg ve 5800 kg alınmak suretiyle değer belirlenmesi doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmuş ise de; bu defa son beş yılın verileri esas alınarak değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmıştır. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, bozma gerekleri yerine getirilmeli, bu bağlamda bozma kapsamı dışına çıkılmamalı ve taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözönünde bulundurulmalıdır.
Buna göre; gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden getirtilen münavebeye alınan buğday, ayçiçeği, şekerpancarı ve domatesin 2011 yılı itibarıyla dekar başına ortalama verimleri, ayrıntılı üretim giderleri ile kg başına ortalama toptan satış fiyatları ve bozma ilamındaki veriler de dikkate alınarak ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
2-Bundan ayrı;
Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı Yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesi’nin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ile tescil davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla -sadece kararı temyiz eden davalı Emine’nin payı yönünden- Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi gereğince acele el koyma dosyasında tespit edilen ve bankaya bloke edilen bedelin mahsup edilerek fark bedeline dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten ilk karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerekirken, faize hükmedilmemesi de bozma sebebi yapılmıştır.
Mahkemece bilirkişi kurulundan bozmanın 1. bendinde açıklanan hususları karşılayan ek rapor alınmalı ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar ve bozmanın 2. bendinde açıklanan hususlar da gözetilerek karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.