YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6745
KARAR NO : 2014/8285
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
MAHKEMESİ : Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/07/2012
NUMARASI : 2011/119-2012/419
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11.maddesinin birinci fıkrası (f) bendi uyarınca arazilerde olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilip üzerinde bulunan armut, elma, kayısı ve şeftali ağaçlarına da ayrıca maktuen değer verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın kapama meyve bahçesi olarak değerlendirilmesi doğru olup, bu şekilde yapılan değerlendirme ile kamulaştırılan yerin tamamından uygun teknikle normal olarak sağlanabilecek gelir dikkate alınacağına göre taşınmazın üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin de artık zemin değerine bir katkısı söz konusu edilemez. Başka bir deyişle taşınmaz üzerindeki meyveli ağaçların değeri de kapama meyve bahçesi olarak bulunan bedelin kapsamında kalmaktadır.
Bu bakımdan zemin değerinin saptanmasında dikkate alınması söz konusu olmayan ağaçların ancak idare tarafından alıkonulmuş olması halinde sadece odun değerlerinin kamulaştırma bedeline dahil edilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken mahkemece salt fazladan depo edilen bedelin iadesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.