Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/7068 E. 2014/17391 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7068
KARAR NO : 2014/17391
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

Davacı … ile davalılar … vd aralarındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasına dair Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.03.2012 günlü ve 2010/325-2012/243 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 18.11.2013 günlü ve 2013/17292-15779 sayılı ilama karşı davalılardan … vd. vekili Av…. tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davalılardan … vd. vekilinin karar düzeltme istemi üzerine tüm dosyanın yeniden incelenmesi ile tapu maliklerinden … … ve … … hakkında iki farklı veraset ilamı olduğu, mahkeme gerekçesinde buna ilişkin hangisinin esas alınacağı hakkında bir açıklama yapılmadığı anlaşılmakla aradaki çelişkinin giderilmesi için ve Anayasa Mahkemesi’nin kamulaştırma bedellerine yasal faiz uygulanması gerektiğine ilişkin kararı ile 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkra dikkate alınarak kamulaştırma bedeline faiz işletilmesi gerektiğinden bozma kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla … vd vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 18/11/2013 gün ve 2013/17292-15779 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Taşınmazda 1/4 pay sahibi … .. ile 1/4 pay sahibi … …’ın ölü oldukları yetki belgesine istinaden davacı idare tarafından açılan davalarda Silifke Sulh Hukuk Mahkemesi 2011/581-2011/565 ve 2010/1370/2011/210 sayılı kararlarında … ve …’nin mirasçı bırakmadıkları belirtilerek miraslarının TMK nun 501. maddesi uyarınca Hazine’ye kaldığının belirtildiği, davalılar … ve … vekilinin ise … …’ın … … kızı olup ve her ikisinin mirasçılarının müvekkilleri olduğunu belirterek Silifke Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/50-2012/59 sayılı veraset ilamı ibraz ettiği, mahkemece bu konuda hangi veraset ilamının esas alındığına ilişkin açıklama yapılmadığı, Hazine’nin davaya dahil edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise adı geçen davalıların mirasçılarının bilinmediği belirtilerek payları toplamının 21.920,00 -.TL hesaplandığı, bu bedelin kime ödeneceğine ilişkin raporda ibare bulunmadığı, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da kamulaştırma bedelinin davalıya ödenmesine şeklinde genel ibare yazıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece verasetler arasındaki çelişkinin giderilmesi için taraflara süre verilerek tapu malikleri … ve … …’ın mirasçıları kesin olarak tespit edilip sonucuna göre kamulaştırma bedelinin davalılara hangi oranlarda ödeneceğine ilişkin infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tescili için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesi’nin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinden de hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz onama harcı ile karar düzeltme harcının istek halinde düzetme isteyene iadesine, 02.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.