Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/8033 E. 2014/9646 K. 02.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8033
KARAR NO : 2014/9646
KARAR TARİHİ : 02.06.2014

MAHKEMESİ : Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/10/2013
NUMARASI : 2013/212-2013/315

A.. B..’nın 18.07.2013 tarih 2013/13 sayılı davanamesi ile; Ş.. Ç..’in 21.03.1998 olan doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak kaydıyla yılının 1992 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36/1-a maddesine göre; nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından asliye hukuk mahkemesinde açılır. Bundan ayrı olarak kanunların nüfus kanununa tabi işlere ait kayıt düzeltme ve değiştirme davalarını açması için Cumhuriyet savcısına açıkca bir görev vermesi gerekir. Bütün bunlardan başka Cumhuriyet savcılarının görevleri gereği yürütmekte oldukları ceza soruşturmaları sebebiyle şüpheli veya mağdurların hukuki durumlarını ve sorumluluklarının derecesini tespit edip açıklığa kavuşturmak amacıyla mağdur ya da şüphelilerin yanında bunların sorumluluklarının tespitinde doğrudan etkili olabilecek diğer kimselerin de nüfus kayıtlarında düzeltme davaları açabilecekleri Yargıtay uygulamalarında kabul edilmekte ise de; tüm bu açıklamalarla birlikte dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; A.. B..’nın 18.07.2013 tarih 2013/2495 soruşturma no 2013/1157 Karar sayılı kararı ile mağdur Ş.. Ç.. ‘e yönelik şüpheli M.K. hakkında “Reşit Olmayanla Cinsel İlişki” suçundan soruşturma başlatıldığı, ancak şikayet yokluğu nedeniyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış olup, yukarıda açıklanan koşulların gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar İlgili şahısların dava açmaları mümkün ise de; Cumhuriyet savcısının dava açma koşulu gerçekleşmediğinden talebin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.