Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2014/8567 E. 2014/14690 K. 23.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8567
KARAR NO : 2014/14690
KARAR TARİHİ : 23.10.2014

MAHKEMESİ : Suruç Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/01/2014
NUMARASI : 2011/427-2014/13

Dava dilekçesinde, mükerrer olarak kaydedilen T..A.. nüfus kaydının iptali, Naime’nin adının Tuğba olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, kızının Naime ve Tuğba adları ile nüfusa mükerrer yazıldığını, N.. A.. kaydının esas olduğu ancak Tuğba adı ile tanınması nedeni ile, Naime’nin adının Tuğba olarak değiştirilmesi ve Tuğba kaydının silinmesini istemiştir. Mahkemece, baba M..A.., hem Naime hem de Tuğba adında kızlarının olduğunu beyan etmesi gözönüne alınarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacı Z.. A..’un 09.03.1993 tarihinde evlendiği M..A.. 05.05.2006 tarihinde Naime’nin doğduğu, adı geçenin babasının beyanına göre 10.05.2006 tarihinde nüfusa tescil edildiği, 25.04.2007 doğumlu T.. A.. da anne bildirimine göre 27.08.2007 tarihinde nüfusa kaydedildiği anlaşılmaktadır. Baba M..A.. ‘un tanık olarak alınan beyanında, davacı Zeliha’dan altı çocuğunun doğduğunu, hem Naime hem de Tuğba adında kızlarının bulunduğunu yani Naime ve Tuğba’nın farklı kişiler olduğunu bildirmiş, dosyada mevcut kolluğun 21.08.2013 ve 10.08.2012 günlü tutanaklarında, davacının üçü erkek ikisi kız beş çocuğu olduğu, Naime adlı kızının bulunmadığı açıklanmıştır.
Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesinin 1. fıkrasında, evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velayeti birlikte kullanacağı hükme bağlandığından, sadece anne tarafından açılmış davada babanın davaya dahil edilerek taraf sıfatıyla dinlenmesi, bildirdiği kanıtların toplanması, göstereceği tanıkların beyanının alınması, anne ve baba açıklamalarındaki çelişki dikkate alınarak daha etraflı bir kolluk araştırması yapılması (mümkün olduğunca çok sayıda komşu bilgisine başvurulmak suretiyle vb.), gerektiğinde kardeşlerin de açıklamalarına başvurulması suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine taraf teşkili sağlanmadan ve eksik araştırma ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.