YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10136
KARAR NO : 2015/12377
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.01.2008 gün ve 2008/1 sayılı davanamesi ile davalı …’ın mükerrer kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Yıldızeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.01.2008 gün ve 2008/1 sayılı davanamesinde, … ve … oğlu … doğumlu …’ın anne ve babası üzerine 1992 yılında tescil edildikten sonra 1997 yılında … hanesine tanıma senedi ile nikahsız eşi ….’den olma … doğum tarihli çocuğu olarak yeniden tescil edildiğinden, …’ın bu kaydının iptali istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme ise hakime aittir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile nüfus kaydına göre, davalı …’ın mükerrer olduğu için iptali istenen… doğumlu 21.07.1997 tescil tarihli nüfus kaydı, …. Noterliğinin 21.07.1997 gün ve 1462 sayılı tanıma senedi ile yapılmıştır. Buna göre dava, Türk Medeni Kanununun 297 ve devamı maddeleri uyarınca, tanımanın iptali istemine ilişkin olup, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığı ve aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerektiği dikkate alındığında; davanın aile mahkemesi sıfatıyla bakılması yerine, asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devamla kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.