YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1649
KARAR NO : 2015/14809
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
…nın 18.07.2013 tarihli 2013/632 Esas, 2013/5 sayılı davanamesi ile yaş düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
…nın 18.07.2013 tarihli davanamesi ile, yürütülen soruşturmada mağdur konumunda olan “…”in nüfus kaydındaki yaşı ile gerçek yaşı arasında fark olduğunu ileri sürerek …’in 1997 olan doğum tarihinin 1996 olarak düzeltilmesi istenilmiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382. maddesinde ad ve soyadı düzeltilmesi işlerinin çekişmesiz yargı kapsamında bulunduğu; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 383. maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olduğu; 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinde de nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, Cumhuriyet Savcısı tarafından …’in 1997 olan doğum tarihinin 1996 olarak düzeltilmesi asliye hukuk mahkemesinden istenmiş; asliye hukuk mahkemesi ise işin çekişmesiz yargı işi olduğu ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, bunun üzerine sulh hukuk mahkemesi işin esası hakkında davanın kabulüne karar vermiştir. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında mahkemece, doğum tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkin davanın asliye hukuk mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.