Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2015/2438 E. 2015/16844 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2438
KARAR NO : 2015/16844
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, … Kasabası 1044 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Yasayla değişik 18. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Mahkemece, taşınmaz mal hakkındaki mülkiyet ihtilafı ile ilgili davanın tüm taraflarına, 10. madde uyarınca tebligatların ve ilanların yapılması, taşınmazın kamulaştırma bedelinin yine bu maddedeki usule göre tespit edilmesi ve bu bedelin mülkiyet ihtilafıyla ilgili davanın sonucunda belli olacak hak sahibine ödenmek üzere idarece mahkemenin belirttiği bankaya 10. madde uyarınca ve üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasından sonra, bu bedelin ileride belli olacak hak sahibine ödenmesine ve taşınmaz malın idare adına tesciline karar verilir ve bu karar tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir.” düzenlemesi getirilmiştir. Buna göre taşınmazın mülkiyeti çekişmeli ise bu ihtilafta yer alan tüm taraflar kamulaştırma bedeli tespit ve tescil davasında … olarak yer almalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu taşınmazın malik hanesinde … yazıldığını, dava konusu taşınmazla ilgili kadastro tespitine itiraz davasının açıldığı ancak akıbetinin belli olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, bu taşınmaz hakkında kadastro tespitine karşı açılan dava sonuçlanmamışsa mülkiyet ihtilafına ilişkin bu davanın tüm taraflarının, dava kesinleşmişse malik olarak tespit edilenin eldeki bu davaya … olarak dahil edilmeleri gerekirken, bu şekilde bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.