Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2015/3787 E. 2015/17157 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3787
KARAR NO : 2015/17157
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

T.C.
YARGITAY
18. Hukuk Dairesi

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2014/402-2014/284

Davacı vekili dava dilekçesinde, küçük E.. K..’in isminin değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, velayeti davacıda bulunan küçük E.. K..’in isminin Sudenaz olarak kullanıldığını, okul ortamında ve çevresinde Sudenaz olarak tanındığını, Emine olan isminin Sudenaz olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 27. maddesi hükmü uyarınca “kişi haklı nedenlere dayanarak adının değiştirilmesini hakimden isteyebilir.” Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusu her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken objektif koşullardan çok değiştirme isteminde bulunanın mahkemeye sunacağı özel nedenlerin dikkate alınması gerekir. Bu özel, kişiye özgü nedenler; istemde bulunanın kişiliği, sosyal statüsü, aile ilişkileri de gözönünde bulundurularak hakim tarafından değerlendirilmelidir. Ad ve soyadı kişiliğin ayrılmaz bir öğesidir. Kişi bununla anılır ve tanımlanır. Ad veya soyadı niteliği gereği onu taşıyan kişi tarafından benimsendiğinde anlam taşır. Adını benimsemeyen kişiliği ile özdeşleştirmeyen kimsenin, adını değiştirmek istemesi en doğal hakkıdır. Böyle bir durumda, ad değiştirme istemlerini içeren davalarda davacının tercih ve arzusunun ön planda tutulması ve öncelikle dikkate alınması gerekir. Türk Medeni Yasasının öngördüğü “haklı neden” bu kapsam içinde değerlendirildiğinde hakimin bu konudaki takdiri; ileri sürülen nedenin ve yeni alınmak istenen ad veya soyadının toplum değerlerine ve yasanın buyurucu kurallarına ters düşmeyen, özellikle başkalarına veya çevreye zarar vermeyen, incitmeyen nitelikte bulunduğunun saptanmasıyla sınırlı olmalıdır.
Mahkemece Küçük Emine’nin annesinin usulüne uygun duruşmalara çağrılarak dava hakkında beyanı alınıp, yukarıda açıklanan hususlarda tüm deliller toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, annenin beyanı alınmadan Emine isminin anlam ve itibari ile küçük veya zor duruma düşürücü nitelikte olmadığı ve adın değiştirilmesi için haklı neden olgusunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karşılaştırıldı A.Ç.