YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7339
KARAR NO : 2016/2640
KARAR TARİHİ : 17.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 Sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca, … İli.. İlçesi … Köyü … parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin (f) bendi uyarınca, tarım arazilerinde kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden zemin değeri belirlenir. Bu yöntemde taşınmazın üzerinde ağaç yoksa açık tarım arazisi olarak, var ise kamulaştırılan kısımdaki ağaçların cins, sayı ve yaşları gözetilerek niteliğine uygun biçimde kapama meyve bahçesi veya ağaçların yetersiz sayıda olduğunun tespiti halinde ağaçlara maktuen değer verilir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmazın doğal çam ormanı olduğunun kabulü ile zemin değeri verilmeden, ağaçların kesim ve odun gelirine göre değer hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın zemininin tarım arazisi olarak ayrıca değer tespitinin yapılması, taşınmaz üzerinde bulunan ve kendiliğinden yetişen çam ağaçlarının ise öncelikle kesim çağına gelmiş olup olmadığının belirlenmesi ile kesim çağına geldiğinin tespiti halinde sadece kesim ve odun bedellerinin hesaplanması, kesim çağına gelmedikleri taktirde çam ağaçlarının yaş ve cinsine göre rayiç değerlerinin hesaplanıp ayrıca hesap edilen zemin değerine eklenmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın çamlık olarak kabul edilerek sadece kesim ve odun gelirine göre değer biçilen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi,
2-Dosyada bulunan dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydında “3. derece arkeolojik sit alanında kalmaktadır” şerhinin bulunduğu anlaşıldığından, arazi olarak değerlendirilen taşınmazın bu özelliği nedeniyle kaçınılmaz olan değer kaybının tespiti ile taşınmazın değerinden düşülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Dava konusu taşınmazın bulunduğu yer, konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerinin %300 oranında objektif değer artışına neden olacağı dikkate alınmadan bu artışı vermeyen bilirkişi raporunun karara esas alınması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 17.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.