Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/1485 E. 2015/134 K. 09.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1485
KARAR NO : 2015/134
KARAR TARİHİ : 09.04.2015

Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak şekilde ilaç yapma veya satma suçundan sanık … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 193/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair… Sulh Ceza Mahkemesinin 17/12/2013 tarihli ve 2013/1078 esas, 2013/1848 sayılı kararma yönelik itirazın reddine ilişkin… Asliye Ceza Mahkemesinin 24/01/2014 tarihli ve 2014/280 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 16/07/2014 gün ve 49009 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/09/2014 gün ve KYB.2014-279387 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığa ait işyerinde yapılan arama neticesinde elkonulan ve 02/08/2012 tarihli yazı ve ekindeki tutanak ile İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne yediemin olarak teslim edilen eşyaların müsadere edilmesi talep edildiği hâlde, mahkemesince adli emanette kayıtlı eşya bulunmadığından müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Kanun’un 54/1.maddesinde “İyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir” hükmünün yer aldığı ve söz konusu madde uyarınca müsadere konusunda karar verilmesi gerektiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun müsadere ilişkin 256. maddesinin 1. Ve 2. fıkralarında, “(1) Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir.
(2) Kamu davası açılmış olup da iade edilmesi gereken eşya veya malvarlığı değerleri ile ilgili olarak esasla birlikte bir karar verilmemiş olması durumunda, mahkemece re’sen veya ilgililerin istemi üzerine bunların iadesine karar verilir.”aynı kanunun 257. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında yer alan; “(1) 256 ncı maddeye göre verilmesi gereken kararlar, duruşmalı olarak verilir.
(2) Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanık müdafiinin iadesini talep ettiği bahse konu ilaçların müsaderesi ya da iadesi hususunda karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün konusuna, Yargıtay Kanunu’nun 14.maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 19.01.2015 ve 2015/8 sayılı kararına göre, kanun yararına bozma isteminin; 5237 sayılı TCK’nun 193/1. maddesinde düzenlenen kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak şekilde ilaç yapma veya satma suçuna bağlı olarak emanet eşya hakkındaki karara ilişkin olup temyiz inceleme görevi Yargıtay Yüksek 10. Ceza Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, Dairemizin görevli olduğuna dair Yargıtay Yüksek 10. Ceza Dairesinin 03/04/2015 tarih ve 2014/9716 Esas-2015/30628 Karar sayılı kararı bulunduğundan görev konusunda uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna TEVDİİNE, 09/04/2015 günü oybirliğiyle karar verildi.