YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1579
KARAR NO : 2015/1955
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir. Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 365/2. maddesinin aksine Ceza Davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması, güvenlik tedbiri olan müsaderenin ise davanın konusu olmayıp hükmün sonucu olması ve 6831 sayılı Orman Yasasının 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre sadece maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suça konu 4 kental orman emvalinin değeri 32,28 TL olup suçta kullanılan 1996 model Hyundai model kamyonetin değeriyle arasında açık bir orantısızlık olduğu ve TCK’nın 54/3. maddesi uyarınca aracın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete uygun olmayacağı kanaatine varılmakla tebliğnamenin 3 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında netice olarak verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi gereğince peşin olarak tahsiline karar verilip, aynı hüküm fıkrası ile taksitlerden birisinin ödenmemesi halinde bu cezaların hapse çevrileceği belirtilerek çelişki yaratılması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün
bu nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasındaki; “TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca peşin olarak tahsiline” ibaresinin “TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca birer ay arayla 4 eşit taksit halinde tahsiline” şeklinde değiştirilmek suretiyle DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 26.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.