YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2041
KARAR NO : 2015/1942
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın daha önce tebligat yapılmayan adresinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre kararın tebliği usulüne uygun olmadığından, temyiz süresinde kabul edilerek, temyiz isteğinin reddine ilişkin 11/01/2013 tarih ve 2009/79 E.2010/395 K. sayılı ek kararı kaldırılıp, 28/12/2010 tarihli hükme yönelik olarak yapılan incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 08/04/2014 tarih 20137/591 E. 2014/171 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğunun belirtilmesi, UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle sanık hakkında Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2009/352 E. 2010/172 K.sayılı kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından 23/10/2013 tarihinde düzeltilerek onanmasına karar verilen yine Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2009/263 E. 2010/64 K.sayılı kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından 12/11/2013 tarihinde düzeltilerek onanmasına karar verilen dava dosyalarının da mevcut olduğunun anlaşılması karşısında,
Anılan dosyaların getirtilip incelenerek suç, iddianame ve hüküm tarihleri gözetilerek sonucuna göre TCK’nın 43. maddesi 1. fıkrası son cümlesi de gözetilerek, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 81. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.