YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24467
KARAR NO : 2017/1260
KARAR TARİHİ : 15.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Tazminat Talebinin Reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık ile borçlu arasında yapıldığı iddia edilen mutabakatın sadece sanığın yetkili olduğu şirket tarafından imzalandığı ancak borçlunun imzasının olmadığı ve ticaret sicil memurluğunun cevabına göre şirketin tasfiyeye girmediğinin anlaşılması karşısında tebliğnameye tazminata ilişkin hüküm yönünden iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna ilişkin olarak kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Tazminata ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede;
İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne tabi olup, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekir. Birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 11.04.2011 tarihi itibariyle 3. şahıs … Orman Ürünleri … Limited Şirketi’nin asıl borçlu … Orman Ürünleri … Limited Şirketi’ne muaccel borcu bulunup bulunmadığı hususunda her iki şirkete ait defter ve belgeler ile aralarındaki sözleşme hükümleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde red kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.