Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/27311 E. 2018/602 K. 23.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27311
KARAR NO : 2018/602
KARAR TARİHİ : 23.01.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı bulunan İİK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde alacaklı banka adına rehinli rehinli bulunan… plaka sayılı aracın yakalanması üzerine gidilen fiili haciz işlemi sırasında aracın muhtelif parçalarının eksik bulunması nedeniyle şikayette bulunulduğu,sanığın 18/03/2013 tarihli savunmasında ise “aracın motorunun arızalandığını aracını yaptırmak için söktürdüğünde yapılması için yüksek fiyat çıktığını, bu nedenle araç sökülmüş vaziyette beklerken bazı parçalarının çalındığını, kaza olduktan sonra araçta çalışan şoför …’ın aracı kamyon garajına getirdiğini” beyan ettiği fakat bu hususları ispat edemediği dikkate alındığında; suça konu fiilin başkası tarafından meydana getirilmesinin hayat tecrübelerine uygun bulunmadığı anlaşılmakla, suçun unsurlarının oluştuğu ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.