YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30553
KARAR NO : 2017/8261
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında İİK’nın 333/a maddesine ilişkin olarak kurulan hükümlere yönelik incelemede,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında İİK’nın 345/a maddesine ilişkin olarak kurulan hükümlere yönelik incelemede,
İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179. ve 6102 sayılı TTK’nın 376. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip, şirketin iflasının istenmesi bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını müteakip, şirketin hangi tarihte borca batık hale geldiği hususu belirlenip, buna göre de şikayetin süresinde olup olmadığı tespit edilip, şikayet süresinde ise şikayet tarihi olan 08/11/2012 tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, bilirkişi raporu alınmadan, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Aynı suçtan dolayı aynı sanıklar hakkında şikayetçisi de aynı olan İstanbul 23. İcra Ceza Mahkemesinin 2012/101 E.-2014/ 546 K. ve 2012/102 E.-2014/547 Karar sayılı dosyalarınında bulunduğunun anlaşılması karşısında, suçun tek suç olup olmadığı ya da sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tespiti açısından dosyaların birleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.