YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32031
KARAR NO : 2016/16334
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ : Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1)-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih … Esas … karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu ve suça konu eserlerle ilgili olarak şikayet bulunmasının da durumu değiştirmeyeceği cihetle; TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden … ve …, … ve …, …, .. Esas sayılı dosyalar yönünden yazılı biçimde uygulama yapılması ve ayrıca sanık hakkında 14/07/2009 tarihli eyleminden 25/11/2010 ve 19/07/2010; 24/07/2009 tarihli eyleminden 28/05/2011; 30/07/2009 tarihli eyleminden 19/07/2010; 20/08/2009 tarihli eyleminden 17/08/2011;21/09/2009 tarihli eyleminden 17/08/2011; 22/09/2009 tarihli eyleminden 17/08/2011 tarihli iddianamenin düzenlenmesi ve … Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 08/10/2013 tarih ve … Esas- … sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin … Esasında kayıtlı olan dava dosyasın da ise, 30/10/2009 tarihli eyleminden 03/07/2012 tarihli iddianame ile kamu davasının açılması ve hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği nazara alındığında;
Anılan dosya getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2-Kabule göre de;
a-5237 Sayılı TCK’nın 44. maddesinde “ işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmesi, bir fiilden kastedilenin sanığın hareket veya hareketlerinin bir sonucu elde etmeye (bir suçu işlemeye) yönelik olması, bu nedenle de fiilde birden fazla hareketin bulunabilmesi karşısında; … ve … Esas sayılı dosyalar yönünden 3561 adet sahte bandrollü 58 adet bandrolsüz kitap; … Esas sayılı dosya yönünden 1209 adet sahte bandrollü 1 adet bandrolsüz kitap; … Esas sayılı dosya yönünden 408 adet sahte bandrollü kitap; … ve … Esas sayılı dosyalar yönünden 717 adet sahte bandrollü 681 adet bandrolsüz kitabı sattığı tesbit edilen sanığın eyleminin TCK’nın 44. maddesi aracılığıyla 5846 sayılı Kanun’un 81/9. maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
b)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve … E., … K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
c) … Esas sayılı dosyada şikayetçi … ‘nin hak sahipliği belgeleri süresinde sunmadığı gözetilmeden, anılan meslek birliğinin davaya katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.