Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/8318 E. 2017/10394 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8318
KARAR NO : 2017/10394
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
A-Sanığın temyiz talebi yönünden;
Sanığın 12.08.2013 tarihinde tebliğ olunan kararı, CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 20.08.2013 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında düzenlenen 13.09.2012 tarihli sosyal ve ekonomik durum tespit tutanağına göre; suç tarihi itibariyle ev hanımı, evli, 3 çocuklu, çocuklardan ikisi ilkokul öğrencisi biri küçük yaşta olup, kayden sabıkası bulunmayan, hakkında takdiri indirim maddesi uygulanan ve katılan idarenin zararını tazmin ettiği belirlenen sanık hakkında cezanın ertelenmesi, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanıp uygulanmayacağı kararda tartışılırken, söz konusu müesseselerinin her biri ayrı düzenlemeler olup cezaların bireyselleştirilmesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden aynı gerekçe ile hepsi hakkında olumsuz karar verilmesi,
Kabule göre de;
1) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen tesis değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
2) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.