YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11241
KARAR NO : 2016/21539
KARAR TARİHİ : 17.10.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanıklar …, …, … hakkında verilen düşme karalarının temyizinde;
Ölüm nedeniyle kamu davasının düşmesine yönelik katılan temsilcisi ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında verilen hükmün temyizine gelince;
İsnat edilen suçun cezasının üst haddine göre davanın 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4. maddeleri gereğince 8 yıllık asli, 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresine tabi bulunması, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıkların savunmalarının alındığı, savunması alınmayanlar için iddianame tanzim tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunun anlaşılması karşısında düşme kararı yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı ve katılan temsilcisinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5771 CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
3)A-Sanıklar …, … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık …’ün 26.08.2014, …’ın 30.12.2014, …’ın 01.01.2014, …’ın 29.01.2012, …’in 23.02.2011 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanıkların hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
B-Sanıklar …, …, …, …., …, …, …, …, …, … hakkında kurulan beraat kararlarının incelenmesinde ise;
a)Ceza muhakemesinin amacının kuşkuya yer vermeyecek şekilde maddi gerçeğe ulaşmak olduğu, sanıkların savunmalarında, suça konu yeri kullandıklarını beyan ettikleri görülmekle, mahallinde keşif yapılarak sanıkların kullandıkları yerlerin bilirkişi marifetiyle ayrı ayrı tespiti ile herbir sanığın kullandığı yerin orman olup olmadığı ayrı ayrı belirlenerek hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
b)05.09.2005 tarihli suç tutanağı esas alınarak dava açılmadan önce 21.09.2006 tarihli suç tutanağı ile sanıklardan bir kısmı hakkında 21.09.2006 tarihli suç tutanağının da düzenlenmesi karşısında, işgal ve faydalanma suçunun temadi eden suçlardan olması ve iddianame ile oluşan hukuki kesintiden önce ikinci suç tutanağının düzenlenmesi nedeniyle eylem tek suç olduğu halde, devam eden tek bir açma suçundan ikişer kez beraat kararı verilmesi,
c)Sanıklar … ve … hakkında kamu davası açılmamış olduğu, savunmalarının alınmamış olduğu gözetilmeden beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan temsilcisi ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.