YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11558
KARAR NO : 2016/21534
KARAR TARİHİ : 17.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A)Sanık …’a yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Sanık hakkında TCK 50/3. maddesindeki koşullar oluşmadığı halde 50/3. madde yollamasıyla 50/1-a maddesinden hüküm kurulmuş ise de, sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık … hakkında hükmolunan 5 gün adli para cezası 1/6 oranında indirilirken 4 gün adli para cezasına hükmolunması gerekirken hatalı olarak 2 gün adli para cezası olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, hükmün 6. bendinin çıkarılarak yerine “4 gün karşılığı adli para cezasının TCK 52. madde gereği 80 TL adli para cezasına” ibaresi yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B)Sanık … hakkında verilen beraat ve idari para cezası kararlarının incelenmesine gelince;
Sanık hakkında kestiği emvali diğer sanığın traktörüne yüklemesi şeklinde gerçekleşen eylem tek suç olduğu halde, fiil bölünerek 6831 sayılı Kanun’un 108. maddesinden beraat ve 91/5. maddesinde idari para cezasına ayrı ayrı hükmolunmuş ise de;
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin tek suç olarak 6831 sayılı Kanun’un 91/5. maddesi kapsamında olduğu ve 14/4/2011 tarih 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile 6831 sayılı Kanun’un 91/5. maddesinde yapılan değişiklik nazara alındığında bu suçun 5326 sayılı Kabahatler Kanunu gereğince kabahat nev’inde olup suç tarihi ile karar tarihi arasında 5326 sayılı Kanun’un 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun’un 20. maddesi gereğince sanığa İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.